metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Yorum - Analiz

Aile İçin Kafa Yormak / Hatun ÖZKÜMÜŞ

13.11.2022

Ailenin toplumda sosyal, kültürel ve ekonomik yönlerden temel bir birim olmasının yanında, onun, insanın doğumu, gelişimi, büyümesi ile şekillenmesine olumlu etkisi aile kurumunu daha da önemli hale getirmektedir.

 Nasıl bir aile tasarlıyoruz?

 Aileye nasıl bir anlam yüklediğimizi bir kez daha gözden geçirebiliriz. Çocuğuna isim, kimlik, kişilik veren, sosyal kültürel değerlerini aktaran bir aile mi?

Ailesi ile bağlarını sürdüren bir nesli yetiştiren, gerektiğinde üyelerinin maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılayan, onların acılarını ve sevinçlerini paylaşan, koruyan, gözleyen, gözeten, dayanışmacı ve hoşgörülü bir aile mi?

Ya da ailedeki her bireyin yüreğinin götürdüğü tarafa( Tomaro,1997) kimi zaman da heveslerin çektiği, akrabaların birbirlerine karşı sorumluluklarının zayıfladığı, zamanla aile bağlarının incelme riskinin oluştuğu bir aile mi?

Dalından kopmuş gittikçe kuruyan ve hangi yönden gelirse gelsin rüzgarın önünde yalpalayan, bir yaprak gibi olmak insanın ve insanlığın yararına mıdır?

Hukuki bir kavram olarak aileyi, eşler evlilik bağı ile oluşturur. Biraz daha geniş anlamıyla aile anne, baba ve çocuklardan meydana gelmektedir. Bu aileye gerektiğinde diğer yakınların da katılımıyla aile genişleyebilmektedir(Akıntürk, Ateş,2016).

Toplumun en küçük birimi şeklinde tanımlanan aile, toplumun temelini oluşturmakla birlikte, insanın ve insanlığın geleceği olan çocukların varlığının, kimliğinin,  neslin geleceğinin ana belirleyicisi rolündedir.

Bir aileye sahip olmak, bir ailenin üyesi olduğunu bilmek, hissetmek hangi yaşta olursa olsun kişiye güven ve huzur verir. Ancak ailenin insanın hayatının ilk evresinde çocuğuna isim vermesi, onun biyolojik, sosyal, kültürel varlığını oluşturması, çocukta kimlik gelişimini sağlar. Çocuğun sağlıklı gelişim sürecinde ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Sorularının cevabını vermesi iyi bir ailede büyümüş çocuklar için daha kolay olacaktır.

Bütün yapısal oluşumlarda olduğu gibi ailede de istenmeyen hasarlar oluşabilir. Bu durumda ise çare yakın çevrenin ve gerektiğinde kurumsal yapıların aileyi desteklemesidir.

Ailenin göç, afet, ölüm veya boşanmalarla dağılmış olması halinde bile çocuğun ailesi ile ilgili güzel anıları, ailenin bilinen hikayeleri onun hayata tutunmasına yardım edecektir. Bu durumda çocuğun önünde ona doğru rol model olabilen büyüklerin varlığı da onun karşılaştığı sorunları çözmesine ve hayatla uyumlu olmasına destek verecektir.

İnsanın hayatı diğer canlılardan daha farklı ve hassas olduğundan stres, kimlik kargaşası, şiddet, doğruları öğrenememiş olma gibi faktörler çocuğun hatta yetişkinin hayatını zorlaştırmaktadır.   

Ailede kadın, erkek, anne, baba, çocuklar ve diğer aile yakınları; ayrı ayrı değerlendirildiğinde de kişisel veya sosyal şüphesiz çok değerlidirler. Ancak aile bu kişilerin hepsinin veya birkaçının bir yapı oluşturması ile oluşur. Kişilerden oluşan aile yeni bir yapı olarak üyelerini destekler. Aile, üyesi olan bireyi korurken, onun daha sağlıklı bir şekilde toplumda yer almasına yardım eder.  

Sorun üretmeyen ve ortaya çıkan problemleri çözebilecek karakterde olmak ailenin gücünü gösterir. Bu tip aileler kendi çevrelerine de güven verirler. Nitelikli üyeleri ile topluma kattıkları değer de anlamlıdır.

Aile üyeleri ayrı ayrı değerli olmakla birlikte, her bir üyenin değerinin korunup, geliştirilmesi yine ailesinin varlığı ile mümkün olduğundan, eğer ailede çözümü güç bir sorun yoksa aile ve bireyleri birbirlerinden koparılmamalıdırlar.  Daha önemlisi ‘’hekim hasta olunca kime gitmeli’’(Hayyam)? Dememek için aileye bütüncül, dün, bugün ve yarını da kapsayan geniş bir zaman üzerinden bakmayı öğrenmek gerekir.

Ailenin bir yapı olarak öncelikle kendi üyelerini koruması, desteklemesi, onların sağlık, eğitim, ekonomik ve sosyal yönden gelişimlerini sağlamasına imkan vermesi gibi nedenlerle,  ailedeki her bir üye ile birlikte, bizzat aile yapısının da korunmasının önemi ortaya çıkmaktadır.

Mutluluk, huzur, saadet, özgürlük hatta acı gibi kavramların görecelikleri, aile ile ilgili kullanılmaları durumunda artar. Ailenin bütünü veya bir üyesi için yapılması gerekenler diğer aile üyeleri tarafından yerine getirildiğinde, fedakarlıkta, çekilen bir acının, sevincin paylaşımında, bir bardak çayın, bir kase sıcak çorbanın içiminde aile üyelerinin aldığı tat farklıdır.

 ‘’Anasız kuzu melemez‘’ atasözü, annesiz çocukların mutsuzluğunu, içe kapanıklığını ifade etmektedir. ‘’Tatlı yorgunluk‘’ deyimi de öncelikle yakınlar için gösterilen özveriyi tanımlamaktadır.

Nasrettin Hocanın Fil Fıkrasındaki gibi, aileyi oluşturan üyelerden hangisine bakarsak bakalım onun değerli ve önemli olduğunu görürüz. Ailenin alternatifi yine başka bir ailedir. Yıkılan, dağılan ailelerin yarasını diğer aileler veya parçalanmış ailenin fertlerinin kurduğu yeni ailelerin yardımıyla çözmek insani bağları geliştirir.

Aile, üyelerinin sadece maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz. O üyelerine ‘’bir bütünün parçasısın, sorumlulukları olan bir bireysin, korunmaktasın’’ gibi duygu ve düşünceleri hissettirir. Böylece kişinin bütünlüğüne destek verir. Bir ailesinin üyesi olduğunu hisseden kişi hayatta adımlarını daha güvenli atar.

Ailenin temel insani değerlerin üzerine oturması, toplumun ahlaki değerlerini taşıması, sosyal ve ekonomik çalışmasının olması aileyi sağlamlaştırır. Aile üyeleri arasındaki iletişim, dayanışma ve yardımlaşma aile bağlarını geliştirir.

Ailede, fedakarlıkla birlikte İşbölümünün olması, görev ve sorumluluklarının her üye tarafından yerine getirilmesi de önemlidir.

 Bir yanımız aile yakınlarımızdır.

Anadan ayrı düşmeden annenin, babasız kalmadan babanın, çocuklar kuş olup uçmadan çocukların kıymeti bilinmelidir.

 KAYNAKLAR:

1-Akıntürk, Turgut- Ateş, Derya(2016), ‘’ Aile Hukuku ’’,  İSTANBUL.

2-Tomaro, Susanna(1997) , ‘’ Yüreğinin Götürdüğü Yere Git ‘’,  İSTANBUL.

3- Hayyam, Ömer, (2022), ‘’Rubailer’’, (Web.deu.edu.tr).

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Şeref Aziz Taha | 13.11.2022 14:08
Yazarlarımız, ailede, akrabalıkta, komşulukta... çözülmenin nedenlerine temas etmeli ve çözüm önerileri sunmalıdırlar. (Bu konuda Abdurrahman Arslan'ın söyledikleri bilinmeli ve önemsenmelidir).
Sayenizde Kurban